SİVAS KONGRESİ'NİN 103. YIL DÖNÜMÜ ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE KUTLANDI…

Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı 4 Eylül Sivas Kongresi'nin 103. yıl dönümü, Sivas'ta çeşitli etkinliklerle kutlandı. Etkinlikler çerçevesinde ilk olarak Tarihi Kent Meydanında bulunan Atatürk anıtına çelenk sunuldu.


Çelenk sunma törenine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop, Vali Yılmaz Şimşek, AK Parti Sivas Milletvekilleri İsmet Yılmaz, M.Habib Soluk, Semiha Ekinci, MHP Sivas Milletvekili Ahmet Özyürek, CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Belediye Başkanımız Hilmi Bilgin ve il protokolü katıldı.




Ardından katılımcılar Sivas Kongresi'nin gerçekleştiği, günümüzde müze olarak kullanılan binayı gezdi. Burada devlet tiyatrosu oyuncuları tarafından Sivas Kongresi temsili olarak canlandırıldı. Canlandırmada Türk milletinin mandacılığı kabul etmeyeceği bir kez daha tüm dünyaya haykırıldı.

Daha sonra tören programına geçildi. Törende ilk olarak sinevizyon gösterisi sunuldu.

Programda konuşan Belediye Başkanımız Hilmi Bilgin, “4 Eylül; küllerinden yeniden doğan bir milletin destansı mücadelesidir. Fedakâr, cefakâr ve çileli Anadolu halkının tarihe tırnaklarıyla kazıdığı unutulmaz bir kurtuluş destanının kilometre taşıdır. 4 Eylül; tüm dünyadaki küresel emperyalist güçlere vurulan okkalı bir tokat, yıllar sonra Mehmet Akif’in yazdığı; “Yumuşak başlı isem kim dedi ki uysal koyunum… Kesilir, fakat çekmeye gelmez boynum.” dizelerinin somut bir yansımasıdır. Evet, öyle de oldu… Can verildi, kan verildi… Tarihten beri bu topraklar için, vatan, bayrak, namus denildi ve yüz binlerce şehit verildi. Kesildi belki boynumuz ama asla çekmeye gelmedi. Damarlarımızda taşıdığımız asil kan, vatanımızın işgal edilmesine hiçbir zaman izin vermedi. 4 Eylül’e bu ruhla baktığınız zaman nesneyi değil, manayı görürsünüz. Kurtuluş mücadelesinin karargâhı olan Sivas’ta yaşamanın, atalarımızın paha biçilemez mirasına sahip olmanın verdiği gururu, iliklerinize kadar hissedersiniz. Dört bir yandan saldıran hain düşman, yüzyıllardır canı pahsına vatanını koruyan yiğit Türk evlatlarının göğsündeki iman gücünü yine hesaba katmamıştı. Oysaki Çanakkale’de yazılan destanın üzerinden çok da fazla bir zaman geçmemişti. Gözü dönmüş dış güçler, masa başında yaptıkları planları içerdeki hainlerin de desteğiyle ayakta kalma mücadelesi veren Osmanlı İmparatorluğu’nun üzerinde uygulamaya koydu. Bu durumu gören ve bir karış vatan toprağını dahi düşmana teslim etmek istemeyen Türk yiğitleri, kısıtlı imkânlarla kurtuluş meşalesini Gazi Mustafa Kemal öncülüğünde yaktı.

Tam 108 gün Sivas’ı Cumhuriyetin ilk başkenti yapan ve savaşı idare eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Sivas’ın yiğitleri ve kahraman milletimizin verdiği destekle Kurtuluş Savaşını bağımsızlık zaferine dönüştürdü” ifadesini kullandı.

Başkanımız Bilgin, “Gazi’nin tüm dernekleri, cemiyetleri, güçleri tek çatı altında oluşturduğu o günlerde Cumhuriyetin ilk kadın örgütlenmesi de yine Sivas’ta “Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti” adıyla hayat bularak Sivas halkının kadını ve erkeği ile gösterdiği bağımsızlık ruhunu bir kez daha ortaya koydu ve o destansı mücadelenin üzerinden bugün tam 103. yıl geçti. Bizlere düşen en önemli görev ise 4 Eylül Sivas Kongresi’nin birlik ve beraberlik ruhunu yaşatmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Sivas Kongresi'nin 103. yıl dönümü kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün istiklal kahramanlarımızı rahmetle, şükranla anıyorum.” dedi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise “Üzerinden 103 yıl geçtiği halde Milli Mücadele'nin belirleyici safhalarından birisini teşkil eden bu kongreyi anmamız boşuna değildir. Hele ki dünyanın ve coğrafyamızın büyük dönüşümlere, şümullü değişikliklere uğradığı günümüzde, 100 yıl önce milletimizin zaferle neticelendirdiği bir büyük mücadeleyi anmak, hakşinaslıktan ve vefalı olmaktan öte tarihe bir ders olarak yaklaşmanın tabii şartlarındandır.” dedi.

Sivas'ın da bu şehirlerden birisi olduğunu vurgulayan Şentop, “Anadolu'daki varlığımızın sembol şehri ve medeniyetimizin en nadide eserlerinden bir kısmını barındıran Sivas'ta bulunmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Sivas'ın Anadolu'nun İslamlaşması sürecinde yaşanan tarihi hadiselere şahitlik ettiğini, birçok İslam devletinin en önemli merkezlerinden hatta başkentlerinden birisi olduğunu biliyoruz. Milletimiz, kendisini Anadolu'dan atma ideali söz konusu olduğunda aralarındaki bütün ihtilafları bir kenara bırakıp birleşen Avrupa devletleri karşısında mağlup, çaresiz, müttefiksiz bir biçimde kalakalmıştı. Mesele artık toprak kaybetmek ve bunun acısına katlanmak değil, 'vatansız kalmak' meselesiydi. Bu tablo karşısında dönemin bir muharririnin Anadolu'yu düşünürken Endülüs'ü hatırlaması, edebi ve tarihi bir çağrışım değil, hakikatin bizzat kendisiydi. Tarihe nizam, coğrafyalara intizam vermekle maruf bir millet, bir aslanın sonu kafeste hapsedilmek olan kıstırılmışlığıyla yüzleşmek zorundaydı. 1919'da manzara, iyimser olmaya imkân tanımayacak kadar karanlıktı ve millet hem yorgundu hem de umutsuzdu. Fakat bir yandan da savaş kaybedilmiş olsa da Avrupa'nın mütemadiyen öne çıkardığı, propagandasını yaptığı uluslararası hukuk ve devletlerarası ilişkilerde hakkaniyet prensiplerinin mağlup devlet olsa bile Türkiye'ye uygulanacağını bekleyenler vardı. Bu beklenti, İzmir'in işgaliyle derin bir öfkeye, harimiismetine el uzatılmış namuslu insanlara özgü bir infiale dönüştü. Meselenin mağlup bir devleti cezalandırmaktan ziyade tıpkı Rumeli'de olduğu gibi Anadolu'nun da İslamsızlaştırılması, Türksüzleştirilmesi olduğu anlaşıldı. Fakat ne yapmalı, hangi yolu tutmalı, işgal ve izmihlalden istiklale nasıl ulaşılmalıydı? Milli Mücadele dediğimiz varlık yokluk mücadelesi, işte bu 'nasıl'lara, arayışlara verilen destansı cehdin, cesur karşı koyuşun toplamıdır.” ifadelerini kullandı.

Kutlama etkinlikleri Genelkurmay Başkanlığı Mehteran Takımı ve muharip uçak gösterisi ile son buldu.


Oluşturma Tarihi :04 Eylül, 2022

Okunma Sayısı : 1072